Photos

Photographer's Note

Halfeti’nin bilinen ilk tarihi Romalılar tarafından Ekamia adı ile kurulduğudur. Roma’nın 395’te ikiye ayrılmasından sonra Doğu Roma (Bizans) sınırları içerisinde kalmış, Bizanslılar ile Sasaniler arasında sık sık el değiştirmiştir. Bizanslılar döneminde Romaion Koyla adı ile anılmıştır. Yöre MS.640 yılında Arap istilasına uğramış, 661 yılında Emevilerin, 750’de Abbasilerin hakimiyeti altına girmiştir.

Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Selçuklular buraya kadar uzanmıştır (1087). Daha sonra Eyyubiler ve Selçuklular arasında zaman zaman el değiştirmiştir. Moğol istilasına uğrayan yöre, 1280 yılında Beysari komutasındaki Memluk ordusu Halfeti’yi kuşatmış, ele geçirememiş ancak yağmalamıştır. 1290 yılında Eşref komutasındaki Mısır ordusu Halfeti’yi yeniden ele geçirmiş ve Kal’at-ül Müslimin adını verilmiştir. Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi (1517) sırasında Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Baraj sularının meyve bahçeleriyle birlikte hayalleri de gömdüğü Halfeti'de yaşam Fırat'ın suyu gibi durgun akıyor. Yöre insanı, Birecik Barajı'nın yuttuğu kayısı, erik ve Antep fıstığı ağaçları ile yitirdiği okul, cami ve mezarlıklarındaki ölülerine yas tutuyor. Bahçelerinin geri gelmeyeceğini bilen Halfetililer, derin sularda hayata yeniden yelken açmak için istimlak bedellerinin ödenmesini bekliyor.

Şanlıurfa ve Gaziantep arasında sıkışıp kalan, güneyine düşen Zeugma Antik Kenti ile Fırat'ın suladığı havza üzerinde, Şanlıurfa'ya 120 km mesafedeki Halfeti, tepeden yeryüzü cenneti gibi gözüküyor. Yolu Güneydoğu'ya düşenlerin Halfeti'ye ulaşabilmeleri için, Kelaynaklar diyarı Şanlıurfa-Birecik'te güzergah değiştirmesi gerekiyor. Böylelikle, nesli tükendiği için koruma altına alınan Kelaynak kuşlarını görebilmekte mümkün oluyor. Eşleri öldüğünde başka bir kuşla çiftleşmeyen Kelaynakları gördükten sonra, yaklaşık 40 kilometrelik keyifli bir yolun sonunda, uyuyan Fırat'ın derinliğinde karşınıza kaybolup gideceğiniz Hafeti çıkıyor. Halfeti'yi ilk kez görenler, "Acaba, Masallarda anlatılan Kafdağı'nın arkasındaki güzel şehir bu mu?" diye sormadan edemiyor. M.Ö.8854'de Asur Kralı tarafından ele geçirildiğinde adı Şitamrat olan şirin ilçede, Medler, Persler ve Araplar hükümdarlık süren medeniyetlerden. Halfeti'nin karşı yakasında kalan Rumkale ise, Hıristiyanlık dininin kutsal mekanlarından sayılıyor. Hz. İsa'nın (AS) havarilerinden Jhonnes Rumkale'de, kayadan oyma bir mekanda İncil'in nüshalarını çoğaltmış. Bir dönem başpiskoposluk olan Rumkale, barındırdığı kiliseleri ile dini merkez kimliğini de kazanmış. Ve yüzyılların imbiğinden süzülerek günümüze kadar gelmeyi başarmış.

Rumkale'yi bir yana bırakarak, Halfeti'nin sokaklarına girdiğinizde, eski taş evlerde, portakal ağaçları ve rengarenk çiçeklerdeki canlılığın aksine üzerinize garip bir durgunluk çöküyor. Bunun nedeni, daha önce Fırat nehrine bakan bahçelerde çalışan Halfeti sakinlerinin, evlerine çekilmelerinde yatıyor belki de. Çoğunluğu, 2-3 katlı Halfeti evleri, hayat buldukları yamaçlarda öyle bir sıraya konmuş ki, biri diğerinin görüş mesafesini baltalamıyor. Herkes, evinin cumbasından Fırat Havzası'nı doyasıya seyredebiliyor. Büyük avlular içinde, yan pencerelerin sokağa baktığı evlerin bahçelerini, buram buram kokan çiçekler ve portakal ağaçları süslüyor. Havuzlu evlerin tepe pencereleri ile eyvanlarını dünyada sadece Halfeti?de yetişen siyah güller renklendirirken, çatılardaki taklacı güvercinler hünerlerini sergileyip bir nevi ev sahipliği yapıyor. Bizans döneminde yapılan kilise, ilçeye 14 kilometre mesafedeki Saylakkaya köyündeki tarihi sarnıçlar, 1910'da havana taşından yapılan Hamid Bey Konağı, küçük pencereleriyle Kız Mağarası ve Kanneci Konağı, suyun geride bıraktığı mekanlar olarak duruyor.

Birecik Barajı, 30 Bin İnsanın Hayatını Olumsuz Etkiledi
Su, Halfeti'nin sadece tarihi ve arkeolojik dokusunun üzerinden geçmekle kalmamış, halkın geçim ve yaşam kaynağı meyve ve fıstık bahçelerini de bağrına gömmüş. Halfeti, Birecik Barajı'nın Nisan 2000'de su tutmaya başlamasıyla, Fırat'ın iki kıyısındaki 45 köyle birlikte sular altında kaldı. Halfeti, topraklarının beşte ikisini kaybetti. Diğer köylerin bir bölümü tamamen, bir bölümü de kısmen etkilendi. Barajdan etkilenen insan sayısı 30 bin civarında olduğu tahmin ediliyor.

Halfeti'ye gittiğinizde, Rumkale'yi görmeden, Birecik Barajı'nı tekneyle turlamadan, siyah güllerini koklamadan, ve suyun bağrından kopardığı Çatak mahallesine uğramadan dönmeyin...

rjb874, thunderon, ersoyyilmaz, scyntilla has marked this note useful

Photo Information
  • Copyright: TULAY ONDER (TRB) Gold Star Critiquer/Silver Workshop Editor/Gold Note Writer [C: 1021 W: 15 N: 510] (14138)
  • Genre: Places
  • Medium: Color
  • Date Taken: 2005-08-23
  • Categories: Architecture
  • More Photo Info: view
  • Photo Version: Original Version
  • Date Submitted: 2008-12-16 0:36
Viewed: 7154
Points: 10
Discussions
  • None
Additional Photos by TULAY ONDER (TRB) Gold Star Critiquer/Silver Workshop Editor/Gold Note Writer [C: 1021 W: 15 N: 510] (14138)
View More Pictures
explore TREKEARTH