Photos

Photographer's Note

Kadıköy-Karaköy vapurunu hatırladığım ilk yıllar 1960 lardı.. Kadıköy'de yer alan şu andaki eski iskele o yıllarda Karaköy İskelesi idi.. İskelenin girişinde seyyar gazete bayiileri yer alır, her biri sabah erken saatlerde vapura yetişen yolcuların hangi gazeteyi okuduklarını bilerek önceden hazır eder ve yolcu iskeleye geldiğinde bir adet jetonla birlikte gazetesini yolcuya verirdi.. Sabah saatlerindeki her vapurun yolcusu aynı idi ve her yolcu birbirini tanırdı... Derin sohbetler ve gündemi meşgul eden konular hakkındaki engin yorumlar bekleme salonunda başlar vapurda devam eder, konu ile ilgili gelişmeler ise akşam 17.00 den sonraki vapur seferlerinde tekrar değerlendirildi.. 1960-1970 arası sabah ve akşam saatlerindeki vapur seferlerinde her yolcunun vapur içindeki yeri belli idi.. Hiç kimse bir diğerinin yerine oturmaz, öncelik hep orta yaş üstü büyüklere verilirdi.. Sabah eğer bir yer boş kalmış ise o yerin sahibi merak edilir, vapur Karaköy'e yanaştığında iskeledeki kontürlü telefondan o yolcunun evi aranır ve gelmeme sebebi öğrenilir ve bir şeye ihtiyacı varsa yerine getirilmeye çaba gösterilirdi... Vapurlarda çay servisi yapan görevliler çayı kimin açık veya koyu ve kaç şekerli içtiğini bilirdi... Dost olduğumuz seyyar satıcılar vardı... "çok değerli abilerim, ablalarım şu elimde görmüş olduğunuz dolma kalem sadece 250 kuruş, alana yanında birde şu görmüş olduğunuz tükenmez kalem setini de bedava veriyorum" gibisinden anonslar yapardı... Sabah ev yapımı taze çörekler yolcular tarafından birbirlerine ikram edilir, gazete değiş, tokuşu yapılırdı... Martılar mutlulukla beslenirdi.. Her yolcu birbirine mutlaka "günaydın" der, inişte "hayırlı günler" dilerdi.. Vapura bir yabancı bindiğinde ilk önce dikkatle incelenir sonrasında seceresine kadar inen sohbetler yaşanırdı..
İlk tedirginlikler 1980 lerde üniversite olayları ile başladı... Biraz endişe, biraz hüzün kapladı güverteyi... Derin sohbetlerin yerini buruk sessizlikler almaya başladı... 1990 larda "günaydın" lar yabancılaştı, "iyi günler" dilekleri bir elin parmakları kadar yer aldı rıhtımda... 2000 lerde artık kimse kimseyi tanımıyordu bekleme salonlarında ve kimse kimseyi merak da etmiyordu... yaşlıların ayakta kalması, çocuklu kadınların inip binerken ezilmesi kimseyi ilgilendirmiyordu...
En son 2010 yılının mart ayının 13'ünde bindim o vapura... belli ki tek yabancı bendim !!...
Vapur aynı vapur , rıhtım da aynı rıhtım... Acaba ne değişti ?....

umutlu101, resat1972, TRB, zubeyirgok, didemay has marked this note useful

Photo Information
Viewed: 1231
Points: 18
Discussions
  • None
Additional Photos by Coskun Tezic (Tezic) Gold Star Critiquer/Gold Note Writer [C: 1828 W: 7 N: 3377] (17865)
View More Pictures
explore TREKEARTH