Photos

Photographer's Note

The Golden Horn (Turkish: Haliç, which is derived from the Arabic word khaleej, meaning gulf) is an inlet of the Bosphorus dividing the city of Istanbul and forming the natural harbor that has sheltered Greek, Roman, Byzantine, Ottoman and other ships for thousands of years. It is a scimitar-shaped estuary that joins the Bosphorus just at the point where that strait enters the Sea of Marmara, thus forming a peninsula the tip of which is "Old Istanbul" (ancient Byzantion and Constantinople). The Golden Horn is the estuary of the Alibeyköy and Kağıthane Rivers. It is 7.5 kilometers long and is 750 meters across at its widest. Its maximum depth, where it flows into the Bosphorus, is about 35 meters.

Until the 1990s the Horn was polluted with industrial waste and sewage, but it has since been cleaned. Today its history and beauty make it a popular tourist attraction in Istanbul. The first step in the clean-up process was to move these shipyards. For that purpose, modern facilities were constructed east of Pendik. This photo in my Flickr photostream shows Pendik Shipyards' construction in the 1980s.

Estuary environmental protection project was launched in 1995. Industrial facilities on the shores of the Golden Horn were removed. Wastewater collectors on both sides of the Golden Horn and the tunnels were built. Wastewater was enabled to reach Yenikapı and Baltalimanı treatment plants. 5 million cubic meters of sediment that caused odor from the bottom of the estuary was removed. In the area of 180 thousand square meters that sludge was stored, a Disneyland-like theme park is scheduled to be established. Marine transportation, which had been stopped due to pollution, got restarted. Sütlüce was converted to an international convention center.

"Watering the Golden Horn from the Bosphorus" stage of the Golden Horn Environment Protection Project, launched four and a half years ago, was completed. Through the projects put in service in October 2012, by pumping 260 thousand cubic meters of Bosphorus water per day to Kâğıthane Stream clean water circulation was achieved in the Golden Horn.

With the Golden Horn finding life, Sadabad is getting its former glory. About 10 historic buildings in the urban Sadabad promenade area which has been declared a protected area will be renovated. Sadabad, where Kâğıthane Stream extends to the Golden Horn and which is considered one of the first examples of Ottoman landscape architecture in the modern sense is getting its historic beauty again.

Hopefully, I will be able to witness this transformation when I visit Istanbul in March and report its status to my TE friends. I wonder if I will get to see turtles carrying lit candles on their backs.


Haliç’te Bir Zamanlar

Altın Boynuz (Türkçe: Haliç, körfez anlamına Arapça kelime khaleejden türetilmiştir) Boğaziçi’nin İstanbul şehrini bölen ve binlerce yıldır Grek, Roma, Bizans, Osmanlı ve diğer gemileri koruyan doğal bir liman oluşturan bir koyudur. Boğaziçi’ne tam boğazın Marmara Denizi'ne girdiği noktada birleşen ve bu nedenle ucunun "Eski İstanbul" (Antik Byzantion ve Konstantinopolis) olduğu bir yarımadayı şekillendiren bir pala şekilli haliçtir. Altın Boynuz, Alibeyköy ve Kağıthane nehirlerinin oluşturduğu bir haliçtir. 7,5 kilometre uzunluğunda ve en geniş yeri ise karşıdan karşıya 750 metre mesafededir. Boğaziçi’ne aktığı yerde olan maksimum derinliği yaklaşık 35 metredir.

1990'lara kadar Boynuz sanayi atıkları ve kanalizasyon ile kirletilmiş, ama o zamandan beri temizlenmiştir. Bugün tarihi ve güzelliği onu İstanbul'da popüler bir turist atraksiyonu yapar. Temizleme sürecinde ilk adım, bu tersaneleri taşımak idi. Bu amaçla, Pendik’in doğusunda modern tesisler inşa edildi. Benim Flickr fotoakımımdaki bu fotoğraf 1980'lerde Pendik Tersaneleri'nin inşaatını göstermektedir.

Haliç çevre koruma projesi 1995 yılında başlatıldı. Haliç kıyısındaki sanayi tesisleri kaldırıldı. Haliç’in her iki yakasında atıksu toplama kolektör ve tüneller yapıldı. Atıksuyun Yenikapı ve Baltalimanı arıtma tesislerine ulaşması sağlandı. Haliç dibinden koku yapan 5 milyon metreküp çamur çıkartıldı. Çamurun depolandığı 180 bin metrekarelik alanda Disneyland benzeri bir tema park kurulması planlanıyor. Kirlilik sebebiyle durmuş olan deniz taşımacılığı yeniden başladı. Sütlüce uluslararası bir kongre merkezine dönüştürüldü.

Haliç Çevre Koruma Projesi'nin 4 buçuk yıl önce başlatılan “İstanbul Boğazı'ndan Haliç'e su verme“ aşaması tamamlandı. Ekim 2012’de hizmete sunulan proje sayesinde, Kâğıthane Deresi'ne günde 260 bin metreküp boğazın suyu pompalanarak Haliç’te temiz su sirkülasyonu sağlandı.

Haliç’in can bulmasıyla birlikte Sadabad eski ihtişamına kavuşuyor. Kentsel SİT alanı ilan edilen Sadabad mesire alanındaki yaklaşık 10 tarihi yapı ihya edilecek. Kâğıthane Deresinin Haliç'e doğru uzandığı ve modern anlamda Osmanlı peyzaj mimarisinin ilk örneklerinden sayılan Sadabat tarihi güzelliğine yeniden kavuşuyor.

Umarım, Mart ayında İstanbul'u ziyaret ettiğimde ben bu dönüşüme tanık olacak ve durumunu TE arkadaşlarıma rapor edebileceğim. Ben sırtlarında yanan mumlar taşıyan kaplumbağaları görebilecek miyim, merak ediyorum.

imageme, fabbs99, jhm, TRB has marked this note useful

Photo Information
Viewed: 535
Points: 22
Discussions
Additional Photos by Murat Tanyel (mcmtanyel) Gold Star Critiquer/Gold Star Workshop Editor/Gold Note Writer [C: 1793 W: 121 N: 3277] (12463)
View More Pictures
explore TREKEARTH