Photos

Photographer's Note


My Intro to Israel, Day 4, Scene 7

I was going to upload this as a WS photo but decided to make it the main entry today. Instead, a detail from the ruins it depicts is today’s WS entry. Here is what the sign in English reads:

The Sanctuary of Pan

The conquests of Alexander the Great (3rd century BCE) brought the Greeks to the East and to Banyas. The Greeks were taken by the natural beauty of the site, touched particularly by the cave in which the springs welled. It is no wonder that they sanctified this cave dedicating it to Pan, god of the forest and the shepherds. Thus came the name Panyas later becoming Banyas in Arabic pronunciation. Towards the end of the first century before common era, the Romans incorporated the Banyas into Herod’s empire. To show his esteem, Herod built a temple near the Banyas springs and named it for the Roman emperor Augustus. Herod's son, Philippus, established the seat of his rule here, calling the town Caesarea Philippi. However, the name Panyas caught on and Banyas it remains until today.

The sanctuary is located on an elevated terrace above the Banyas springs, enclosed on three sides by cliff walls. The Pan cave was special, due to the deep natural chasm in the floor, which led to groundwater. Animal sacrifices were thrown into this chasm. During the Roman period, beginning from the first century BCE temples with statues, including the temple of Augustus, as well as rock carved niches and Greek inscriptions appeared. These indicate to worship of other gods in addition to Pan. The sanctuary continued its pagan activity well into the age of Christianity in the Byzantine era (fourth to sixth centuries CE) but in time, the temples near the cave were neglected or ruined. The date and circumstances of the sanctuary’s destruction are not know.

The archaeological excavations conducted here by the Israel Antiquities Authority, under the direction of Dr. Zvi Uri Ma'oz exposed the remains of temples and cult-courts, sculptures, altars and inscriptions. These findings indicate the performance of sacrificial rites and the bringing of offerings - mostly food, ceramic and glass vessels, altars and statuettes - to Pan and the Nymphs, as well as to other Greek gods such a Zeus, Asclepius, Athena, Hera, Aphrodite, Artemis, Dionysus and Aris.

At the eastern end of the sanctuary, near the “Sacred Forest", two structures associated with a unique cult of dancing goats were exposed. One was their place of exhibition; the other, their burial site. According to Panyas city coins, at the foot of the sanctuary there was a sacred pool of semicircular shape surrounded by a colonade, where spring water collected. The pool served as the congregation place for worshipers and location for the annual Pan festival. The integration of sacred architecture in the scenery of springs, mountain, forest and natural cave found here is singular in the Near-East and perhaps in the entire Greco-Roman world.


Sanatçı Gösterimi: Pan Tapınağı
İsrail’e Önsözüm, Gün 4, Sahne 7

Ben bu bir WS fotoğrafı olarak yükleyecektim ama bugün ana giriş yapmaya karar verdim. Bunun yerine, bunun gösterdiği yıkıntılardan bir ayrıntı bugünün WS girişidir. Buradaki İngilizce işaret şöyle der:

Pan Tapınağı

Büyük İskender fetihleri (M.Ö. 3. yüzyıl) Yunanlıları Doğu’ya ve Banyas’a getirdi. Yunanlılar özellikle pınarların kaynadığı mağaradan etkilenip sitenin doğal güzelliğine hayran kalmışlardır. Onun için hiç şaşırtıcı değildir ki onlar bu mağarayı Pan, orman ve çobanlar tanrısına ithaf ederek kutsallaştımışlardır. Böylece sonra Arapça telaffuzuyla Banyas olarak ismi Panyas haline geldi. Milattan önce birinci yüzyılın sonuna doğru, Romalılar Banyas’ı Herod'un imparatorluğuna dahil ettiler. Saygısını göstermek için, Herod Banyas kaynaklarının yakınında bir tapınak inşa edip Roma İmparatoru Avgustus’un adını verdi. Herod'un oğlu, Philippus, kasabayı Caesarea Philippi diye adlandırarak, buraya tahtını kurdu. Ancak, Panyas adı tuttu ve bugüne kadar Banyas olarak kaldı.

Tapınak üç tarafı uçurum duvarları ile çevrili, Banyas pınarları üzerinde yüksek bir teras üzerinde yer almaktadır. Pan mağarası, yeraltı suyuna erişen, yerde derin doğal uçurum nedeniyle özel idi. Bu darboğazın içine hayvan kurbanlar atılırdı. Roma döneminde, M.Ö. birinci yüzyıldan itibaren, Augustus tapınağı yanı sıra kaya oyma nişler ve Yunan kitabeleri içeren heykelli tapınaklar ortaya çıktı. Bu Pan’a ilaveten diğer tanrılara ibadeti göstermektedir. Tapınak Bizans döneminde Hıristiyanlığın çağına kadar (M.S. dördüncü, altıncı yüzyıllar) putperest faaliyetine devam etti ama zaman içinde, mağaranın yakınında tapınak ihmal veya harap edilmiştir. Tapınağın imha tarihi ve koşulları bilinmez.

Dr Zvi Uri Ma'oz başkanlığında, İsrail Eski Eserler Kurumu tarafından burada yapılan arkeolojik kazılar, tapınaklar ve kült-avlular, heykeller, sunaklar ve yazıtlar kalıntılarını ortaya çıkarmıştır. Bu bulgular Zeus, Asklepios, Athena, Hera, Afrodit, Artemis, Dionysos ve Aris gibi diğer Yunan tanrılarıyla birlikte Pan ve Perilerine kurban ayinleri performansı ve sunakların - çoğunlukla gıda, seramik ve cam kaplar, sunaklar ve heykelcikler - getirildiğini gösterir.

Tapınağın doğu ucunda, "Kutsal Orman"a yakın, benzersiz bir dans keçileri kültü ile ilişkili iki yapı ortaya çıkarıldı. Biri onların sergi yeriydi, diğer onların mezar sitesiydi. Panyas kent sikkelerine göre, tapınağın eteğinde kaynak suyunun toplandığı bir kemeraltı ile çevrili yarım daire şekilli kutsal bir havuz vardı. Havuz tapanların toplanma yeri ve yıllık Pan festival için konum olarak hizmet verirdi. Burada bulunan kaynaklar, dağ, orman ve doğal mağara manzarasına tapınak mimarisinin entegrasyonu Yakın-Doğu'da ve belki de tüm Greko-Romen dünyasında yalındır.

ikeharel, jcpix, seres76 has marked this note useful

Photo Information
Viewed: 295
Points: 6
Discussions
  • None
Additional Photos by Murat Tanyel (mcmtanyel) Gold Star Critiquer/Gold Star Workshop Editor/Gold Note Writer [C: 1598 W: 117 N: 2810] (10869)
View More Pictures
explore TREKEARTH