Photos

Photographer’s Note

Founded in 1679, Stellenbosch is the second oldest town in South Africa. The town was named after its founder Simon van der Stell, a dutch governer. With the old white buildings, wine smelling blue sky and the university this unique place is the city of white and wine. Cape town, the capital is 40kms away. Moist winds of the ocean makes a permanent rain there This is why even a little piece of sunlight creates a magnificent rainbow over the city.

However, ongoing poverty makes a huge contrast with this lovely picture. The road from Stellenbosch to Cape is covered with lives of poor people. After ending the Apartheid, they found themselves in the arms of a global-economic octopus. Segregation did not end but changed its mask and today likewise the rest of the world, everything is on sale here: the tears of the cheetah, the beat of the drum, the melancholy of the mask. Culture of children of Africa is an item to be marketed to the tourists now.

Rengarenk üzüm bağları ve beyaz badanalı binalarıyla Stellenbosch şarabın ve beyazın şehridir. 1679’da Hollandalı yönetici Simon van der Stell tarafından kurulmuş olup Güney Afrika’nın ikinci en eski yerleşim yeridir. Eski beyaz binaları, şarap kokulu mavi gökyüzü ve üniversitesiyle kendine özgü bir güzelliği vardır. 40 km uzaktaki başkent Cape Town ise hemen yanı başındaki okyanustan gelen nemli rüzgarların şehrin sırtını dayadığı yüksek dağlara çarpmasıyla oluşan mütemdi bir yağmurla bezelidir. Bu yüzden en küçük bir gün ışığı, bir anda bir gökkuşağıyla renklendirir semaları...

Bunca güzelliğe rağmen hemen ötede, Stellenbosch ile Cape Town arasındaki yolun kıyısındaki derme çatma gecekondularda devasa, siyahi bir yoksulluk günbegün büyümektedir. Çok değil daha birkaç yıl önce Apartheid belasından kurtulan bu insanlar, geldikleri büyük şehirlerde serbest ticaret adı altında tüm gezegeni tüketen bir ahtapotun kollarına düşüverdiler aniden. Herşeyin alınıp satıldığı bu yeni zamanda onlar da neleri varsa satmakta buldular çareyi: çitanın gözündeki yaşı, davuldaki kalp atımını, maskelerinin yüzündeki endişeyi ve büyük beyazın dişlerindeki şiddeti. Kendi topraklarında yoksullukları bile -gittiklere yerlere dokunmaktan korkan- zamane gezginlerine, birer foklorik nesne olarak pazarlanan Afrika’nın çocukları, derilerinde yüzyıllık acıların isi, puslu tepelerinden Ümit burnunun ellerini siper edip gözlerine uzaklardaki kıvılcımları bekler şimdi, dünyayı aydınlatacak o büyük ateşin ilk kıvılcımlarını....

Nobody has marked this note useful

Photo Information
  • Copyright: feridun gundes (feridun) Silver Star Critiquer/Silver Note Writer [C: 15 W: 0 N: 36] (111)
  • Genre: Places
  • Medium: Color
  • Date Taken: 2004-01-01
  • Categories: Daily Life
  • Exposure: f/2.8, 1/30 seconds
  • More Photo Info: view
  • Photo Version: Original Version
  • Date Submitted: 2006-07-02 12:24
Viewed: 1091
Points: 0
Discussions
  • None
Additional Photos by feridun gundes (feridun) Silver Star Critiquer/Silver Note Writer [C: 15 W: 0 N: 36] (111)
View More Pictures
explore TREKEARTH